Kıssadan Hisse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıssadan Hisse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2015 Pazar

Bırakın Gitsin

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu.

- "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"
- 50gm... 100gm.... 125gm... diye öğrenciler yanıtladı.
- "Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör, "Ama, benim sorum şu ki, bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- "Hiçbir şey" diye yanıtladı öğrenciler.
- "Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez.
- "Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı.
- "Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?"
- "Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs. gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!"

Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.

- "Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?" diye sordu profesör.
- "Hayır" diye yanıtladı herkes.
- Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?

Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.

- "Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?" diye tekrar sordu profesör.
- "Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi.
- "Kesinlikle!" dedi profesör.

"Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başın ağrımaya başlar. Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur. Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir, fakat daha önemlisi onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, her gün taze bir beyin ile uyanır, her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz! Bardağı yere bırakın bugün!"



6 Mart 2015 Cuma

Erkek Olmak

Tanrı eşeği yarattı ve ona dedi ki: "Sen bir eşeksin. Sabahtan akşama kadar yorulmadan, yakınmadan çalışacaksın ve ağır yükleri sırtında taşıyacaksın. Ot yiyeceksin, az akıllı olacaksın ve 50 yıl yaşayacaksın". Eşek cevap verdi: "50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla, lütfen bana 30 yıldan fazla verme!" Ve böyle oldu...

Sonra Tanrı köpeği yarattı ve ona dedi ki: "Sen bir köpeksin. İnsanların mallarını koruyacaksın, onların en yakın dostu olacaksın. Geriye kalan artıkları yiyeceksin ve 25 yıl yaşayacaksın." Köpek cevap verdi: "Tanrım, 25 yıl böyle yaşamak çok fazla. Bana 10 yıl ver yeter." Ve böyle oldu...

Daha sonra Tanrı Maymunu yarattı ve dedi ki: "Sen bir maymunsun. Ağaçtan ağaca salınacak ve bir aptal gibi davranacaksın. İnsanları eğlendireceksin ve 20 yıl yaşayacaksın". Maymun cevap verdi: "20 sene dünyanın palyaçosu olarak yaşamak çok fazla. Bana 10 seneden fazla verme." Ve böyle oldu... 

En sonunda Tanrı erkeği yarattı ve ona dedi ki: "Sen bir erkeksin. Dünyada yaşayacak tek rasyonel düşünen canlı olacaksın. Diğer yaratılmışlara zekanı kullanarak hükmedeceksin. Dünyayı yöneteceksin ve 20 yıl yaşayacaksın." Erkek cevap verdi: "Tanrım, erkek olmak için 20 yıl yetmez. Lütfen bana eşekten artan 20 yılı, köpekten artan 15 yılı ve maymunun 10 yılını ver."

Tanrı bunu kabul etti ve erkek 20 yıl erkek olarak yaşadı sonra evlendi ve 30 sene eşek olarak sabahtan akşama kadar çalıştı ve ağır yükler taşıdı. Sonra çocukları oldu ve 15 yıl köpek gibi yaşadı, evi korudu, aileden artanları yedi. Sonra ilerleyen yaşında 10 yıl maymun olarak yaşadı. Aptal gibi davrandı ve torunlarını eğlendirdi.